#4Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nü Kutlamıyoruz!
Neden mi?
ÇÜNKÜ;
Sokakta yaşayan hayvanlar topluca katlediliyor, bakımevleri “barınak” adı altında ölümcül tecrit alanlarına dönüştürülüyor.
Mezbahalar, hayvan çiftlikleri, küçük işletmeler, yunus parkları, hayvanat bahçeleri, deney laboratuvarları gibi birçok alanda k*tliam, sistematik işkence ve sömürü sürüyor.
Hayvan deneyleri yasaklanmayıp, “deney hayvanı” üretimi teşvik ediliyor.
Hayvan dövüşleri ve “gelenek” adı altında şiddet pratikleri sürdürülüyor.
Petshoplar hayvan üretmeye yasal olarak devam diyor.
Kürk ve deri sanayisi teşvik ediliyor, canlı hayvan ithalatı sırasında yaşanan ihlaller görünmez kılınıyor.
Ekokırım nedeniyle yuvaları yok edilen hayvanlar göçe zorlanıyor ve kitlesel ölüm riski taşıyorlar.
Hayvanlar, hem toplumsal hem de yasal olarak mal statüsünde konumlandırılıyorlar.
2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (Katliam Yasası) ile sokakta yaşayan köpeklerin toplanması zorunlu hale, sahiplenilmeyen hayvanların öldürülmesi ise yasal hale getirildi. Sahiplenme şartları zorlaştırıldı.Yasa ile, köpeklerin barınaklara hapsedilmesinin ve toplu k*tliamların önü açıldı.
4 Ekim’e dair sembolik kutlamalar, “bazı hayvanların daha ‘insanî’ koşullarda sömürülmesini güvence altına alan” devlet politikalarını aklamaya hizmet ediyor.
4 Ekim bir kutlama günü değil, sorumluluk alma günü. Hayvanlara her an sistematik şiddet uygulanıyor: sokakta öldürülenler, mezbahada yaşam hakkı yok sayılanlar, barınakta tecride maruz kalanlar, deney tüplerinde can verenler… ve yaşamın her alanında hayvan sömürüsünü meşrulaştıran insanlar var.
Kutlama yerine mücadeleyi seçin.
Yalnızca kedilerin ve köpeklerin değil; mezbahalarda, çiftliklerde, laboratuvarlarda, barınaklarda ya da gösteri merkezlerinde sömürülen tüm hayvanların yaşam hakkını savunun.
Vegan olun.